19 Temmuz 2007 Perşembe

Organik Pazar

20 yıl önce yedikleriniz ile şimdi yedikleriniz arasındaki farkı hatırlıyor musunuz ? Veya eskiden domatesi hangi aylarda aldığımızı, ne kadar salça yaptığımızı, turfanda kelimesinin anlamını ?
Bunları çoktandır unutmuşuz ve bu rahatlığı getiren ortamın yaratabileceği sorunları da hiç bilmiyoruz. Bize birşey olmaz anlayışı ülkemizi kavurmaya devam ediyor.
İşte bizde ancak bebek sahibi olurken bilinçlenmeye başladık. Neleri doğru yaptığımızı, nelerin hayatımızda yanlış olduğunu okuduk, araştırdık.
Bebeklerin kundaklanmasından tutunda, nasıl yatacağı, neler yiyip içebileceği, nelerden uzak durması gerektiği (TV, telefon gibi), ne gibi güvenlik önlemleri alınması gerektiği (prizlerin saklanması, çekmece kilitleri), 2 yaşa kadar emzirilmesi, 6 ay boyunca tam koruma altında hijyenine aşırı özen gösterilmesi gibi bir sürü madde sayabilirim.
Yediklerimiz ise bu konudaki yanlışların en büyüğü; kullanılan hormonlar, ilaçlar, mevsimine uyulmayan sebzeler en büyük sağlık sorunlarına yol açıyor. Bu konuda LÖSEV'in yapmış olduğu bilgilendirmelerden de şiddetle yararlanmanızı öneririm(http://www.losev.org.tr/).
Bizde Batu'nun beslenmesi için organik tarım ile üretilmiş gıdalara yöneldik. Bu konuda City Farm aradıklarınızı bulabilmek için en iyi seçenekti ta ki geçtiğimiz sene Şişli Belediyesinin yardımı ile cumartesi günleri Feriköy'de organik pazar kurulana dek. Tabi pazar deyince aklınıza koskocaman bir alan getirmeyin, daha çiftçimiz ve biz tüketiciler tam bilinçli olmadığımız için kısıtlı sayıda tezgah kuruluyor. Her gittiğinizde her meyve sebzeyi alamıyorsunuz, tıpkı eskisi gibi; domates geldiğinde bol bol alıp saklıyorsunuz, o mis gibi kokan çileklerin eski yediğiniz çileklerle aynı olduğunu görüyorsunuz, kurtlu elmaları kenara ayırmaya çalışırken daha önce yediğiniz elmalarda acaba ne kadar ilaç olduğunu düşünüyorsunuz.
İşte biz tüm bu soruları artık düşünmüyoruz, çünkü organik besleniyoruz.
Peki diyeceksiniz ki bu resim nedir ? 2 yaşında çocuğun elinde koskoca poşetler ne arıyor ? Batu'da pazarda boş durmak istemiyor, elinde taşıdıkları da maydanoz ve semizotu. Hatta bu fotoğraf öncesi başıma gelen ilginç olayı anlatayım. Annesinin patates seçmekte olduğunu göre aslan parçası elindeki poşeti bırakıp patatesleri kurcalamaya başladı. Tabi bende mütemadiyen yere bıraktığı poşeti aldım. Bir süre sonra işimizi bitirip tezgahtan ayrılırken Batu Mevlana gibi dönmeye başladı, az önce bıraktığı poşet yanında yoktu, nereden bilsin babasının poşetini alacağını :)
Sağlınız için lütfen doğru beslenin ..
Sağlıcakla kalın ...




Hiç yorum yok: