Yeni yılın ilk sabahı Batu'nun burun kanaması ile 6:15 gibi uyandık. Kış aylarında kuru havalar ve Batu'nun ince burun damarları bir araya gelip voltran'ı oluşturuyorlar. Sadece Batu'dan mı, bence hayır. Maalesef babasının ve annesinin de geçmişinde olunca onunda DNA'da maalesef kaçar gen kalmadı.
İşte normalde burun kanamalarında buruna bir süre tampon yapmamız ve buz ile kompres yapmamız yeterli olur. Hatta bu konuda en uzman artık bizzat Batu, hangisi, ne zaman yapılır ustası. Fakat 1 Ocakta hepimiz usta değil çırak bile olamadığımızı gördük.
İlk tampon işe yaramadı, ikinci de hala kanama devam ediyordu. Bir yenisinde hatta kan nasıl olduysa ağzından bile geldi, yani o kadar durduramadık ki burnundan ters akan kan ile ağzı bile kan içindeydi. Bu kadar şamata içinde uyanan Mehtap ise banyoda yığınla kanlı kağıt havlu arasında bizi görünce bir kötü oldu, hatta bana birşeyler oluyor deyip koridorda oturdu kaldı. Bir yanda Batu nun durmayan kanaması, diğer taraftan durumun vahameti nedeniyle kötü olan Mehtap. Neyse Mehtap bir süre bacakları yüksekte tutarak kendine geldikten sonra 112yi aradı, bir ambulans gelip bize yardımcı olabilirdi.
Yarım saat geçmesine rağmen ambulans gelmeyince bu sefer biz gitmeye karar verdik. Neden daha önce kendimiz gitmedik diye soran olursa; Mehtap ta kötü olunca hem Batu'ya tampon yapıp hem araba kullanacak 1 kişi kaldığından çıkamadık. Tam otoparktan çıkarken site güvenliği bizi görünce ambulans size mi geldi diye sordu, biz de yılbaşı gecesi sarhoş getirdi sanmıştık ! dediler.
İşte burda bir karışıklık oldu ve ben burnunu tuttuğum Batu ile ambulansa giderken Mehtap ise ambulansın peşine düşmek için arabaya gitti. Ama bir daha maalesef Okmeydanı çocuk acilde buluşabildik.
Ambulansta 2 hemşire Batu yu arka tarafa alıp beni ön koltuğa gönderdiler. Şöför yaktı dörtlüleri ve o saatte (7 buçuk olmuştu) kırmızı ışıklarda durmadan ve arada birkaç ters yola girip, daha önce hiç bilmediğim yollardan Okmeydanı çocuk acil'e girdik.
Bir 5 dakika da acil doktorunun bulunması sürdü. Neyseki hala hemşireler bizim yanımızdaydı ve bence kanama durmuştu. Doktor beni kayıt yaptırmak için gönderdi, Batu ise onlarla kaldı. Aklınızda bulunsun eğer 112 arıyorsanız sizi kesinlikle devlet hastanesine götürüyorlar, özel hastaneye değil. Buna ek olarak devlet hastanesinde de TC kimlik nnumarasına ihtiyacını var. Ben telefonla çocuk acili bulmaya çalışan Mehtap'tan TCKN öğrenirken doktor geldi ve KKBye gidin orda kontrol etsinler dedi. Batu yu bıraktığım odadan aldım ve yürüyerek tam diğer acilin 5 katı olduğunu öğrendiğimiz KKB ye giderken yolda Mehtap'la karşılaştık. Elimizde devlet doktorunun verdiği kağıtlar bu sefer ordan çıktık ve Maslak Acıbadem e geldik. Şimdi aklım yerindeyken zaten durmuşken ne gerek vardı diyorum ama o sırada birde oraya gittik.
Orada zaten kanama durduğu için çok bir müdahale olmadan ve de o saatte (ve o gün) KKB nöbetçisi olmadığından evimizin yolunu tuttuk.
Evimize geldiğimizde artık rahatlamıştık, ama düşününce hala daha çok kötü bir deneyimdi. Ertesi gün ise gidip bu kılcal damarları yaktırdık, her ne kadar bunun kalıcı olmadığını duysakta ...
Mutlu, sağlıklı ve huzur dolu bir yıl dileğimle ...