2 Kasım 2008 Pazar

Uzun Yol

1 Kasım sabah saat 09:30'da evden çıktık, çünkü bugün biraz uzun bir yolumuz var; Ümraniye'den Bostancı'ya gideceğiz.

Tabi bu güzargah için ben Batu'nun istekleri doğrultusunda güzel bir parkur çizdim ve ilk olarak Mehtap bizi araba ile Kanyon Saray'a bıraktı. Sabah kahvaltımız ardından hemen metro'ya indik. Güzergah Metro ile başlıyor.















Taksim'e varınca Füniküler'e geçtik (Batu arada karıştırıp Teleferik desede). Taksim - Kabataş sonrasında da durmadan Tramvay ile Eminönü'ne devam ettik.















Eminönü'nden yürüş yaparken ilk gördüğümüz güvercinler oldu ve hemen yem verdik. Fakat İstanbul güvercinleri bayağı bir korkak oluyormuş. Hiçbiri elimizden yem almaya gelmedi maalesef, hep uzaktan seyrettiler bizi.















Biraz yürüyüp Mısır Çarşısının yanındaki kanarya, muhabbet kuşlarını, papağanları, tavuk, horoz, ördek, güvercin, sülük ve balıkları seyrettik. Yol yorgunluğu Batu'yu etkileyince hemen Çarşının yanında bir çay bahçesinde gazoz molası verdik. Molanın ardından bu sefer Çarşıyı içeriden dolaşıp Batu'ya renkli ufak lokum alıp, başında bir fes deneyip ve en sonunda da çarşı dışından kocaman 2 kasımpatı alıp sahildeki takalarda doğru yöneldik. Biraz bekledikten sonra takamız geldi ve kenarda güzel manzara eşliğinde Haydarpaşaya geldik.














Tabi tüm türk filmleri gibi bizde merdivenlerde fotoğraf çekildik ama ters yönde çünkü bizim için önemli olan gar değil gar'ın önündeki Kara Trendi. Ve yolculuğumuzun son kısmında da 15 dakika kadar bekleyip banliyö trenine bindik. Bu kadar yol Batu'cuğu etkilemişti ki Göztepe'ye geldiğimizde içi geçmiş bir halde dışarıyı seyrediyordu. Tabi kolay değil, bir günde kaç çeşit vesait'e binmiştik, her ne kadar geçen hafta kadar olmasak'ta ona yakındır en azından ...

















Ve Bostancı istasyonunda tren'den indikten sonra Lunapark'ın yanından , sonra gideceğimize söz vererek (ki gerçekten akşam gittik) sakalsız dedenin dükkanına gittik. Burası da Batu için ayrı bir eğlence yeri oldu. Hemen kaplumbağa'ları alıp masada gezdirmeye başladı. Bir süre sonra gelen köpeye mama verdikten ve bir muhabbet kuşunu sevdikten sonra babaanne'ye giderek yolumuzu tamamladık.



Sonuçta bakmayıp bu kadar uzun gibi gözüktüğüne bu yolun, akşam taksiye bindiğimizde sadece 15 dakika içinde eve vardık.
E ne de olsa İstanbul'un taksicileri kestirme yolları hep bilirler :))